Lin Hawaii'ye giden bir uçağa biner. Başka bir kadının yanına oturur.
Lin, sen misin? Seni en son gördüğüm …
Üniversitede benle ayrıldığın zaman mıydı?
Ah, evet. Eh … Peki … Oturacak başka bir yer aramalıyım.
Select the missing phrase
Sorun değil. Burada oturabilirsin, Gamze.
Seni gördüğüme şaşırdım. Seyahat etmekten nefret ettiğini sanıyordum.
Tap what you hear
Evet, çünkü o zamanlar uçağa binmekten korkuyordum, ama artık öyle değilim.
Harika. Hawaii'de ne yapacaksın?
İnternette biraz araştırma yaptım. Öğrendim ki balina izlemek için en iyi yerlerden biri orası.
Seyahat etmeden önce araştırma mı yaptın?
Evet, artık sık sık yaptığım bir şey.
Güzel, ama teknelerin mideni bulandırdığını sanıyordum.
Evet, artık teknelere binmeden önce ilaç içiyorum, her şey de yolunda gidiyor.
İnanamıyorum!
Biz ayrıldıktan sonra bir sürü yeni şey yapmaya başladım.
Devamında ne gelecek?
Güzel. Her zaman yeni şeyler denemeni istedim.
Evet, ben de onu yapıyorum!
Seni görmek güzel, Lin. Birlikte daha fazla zaman geçirmeliyiz.
Çok isterim ...
Tap what you hear
Yelkenli turuna çıkabiliriz …
Evet, harika olur!
Vay, evren bizi tekrar bir araya getirmeye karar vermiş gibi görünüyor.
Evet, müthiş değil mi?
Select the missing phrase
O anda, başka bir kadın Gamze'nin yanına oturur.
Selam, hayatım!
Gamze'yle öpüşür.
Ah, Lin … Bu, kız arkadaşım Reyhan.
Kız arkadaşın mı?
Reyhan, Lin'le yelkenli turuna çıkıyoruz!
Çok sağ ol, aptal evren.
Tap the pairs şaşırmak to be surprised balına izlemek to whale-watch zaman geçirmek to spend time bir araya getirmek to bring together araştırma yapmak to research