Vikram, eşi Priti'yle kamp yapıyordur. Onlar çadırlarındalardır. Niye telefonumu kullanamıyorum? Select the missing phrase Bu gezi boyunca telefonlarımızı kullanmayacağımızı söylemiştik, hatırlıyor musun? Evet, doğanın tadını çıkarmamız için. Hadi akşam yemeği yapalım. Çok acıktım! Ah … Sadece iki elmamız var. Çoktan her şeyi yedik. Yapma ya! Ve tüm mağazalar çoktan kapandı. Belki kamp yapmak kötü bir fikirdi. Tap what you hear Bir anda, Vikram dışarıdan gelen bir ses duyar. Bekle … Onu duydun mu? Hayır … Belki bir ayıdır … Ayılar elma sever mi?! What comes next? Ben dışarı bakacağım. Dikkatli ol! Ne görüyorsun? Ah! Çok karanlık … Hiçbir şey göremiyorum! Bekle! Diğer çadıra doğru giden bir şey görüyorum! Ne?! Bir … Bir … Pizzalı bir adam! Gerçekten mi? Diğer çadırdaki adamlar pizza sipariş etmişler! Tap what you hear Priti cep telefonunu alır. Ne yapıyorsun? Cep telefonunu kullanamazsın. Priti telefonda konuşur. Bir pizza sipariş etmek istiyorum. İki, lütfen! Tap the pairs sipariş order çadır tent telefonda on the phone karanlık dark duydun mu did you hear